Sevgili Işıl,
Ben bilmem kaçıncı rüyama geçerken bilgisayarımı karıştırıp buralara kadar girdiğin için seni çok ayıpladım bilesin. Hayır giriyorsun ne post atıyorsun len yavşak. Ama güzel oldu ikimiz içinde komiklikler şakalar ehehe.
Neyse sabah senden önce uyandım biliyorsun. Çok güzel fotoğraflarını çekebilirdim. Belkide çektim bilimicim.
Öpüyorum tatlım yine gel.
Birisi vardı burada, hatırlamıyorum şu an. Kürtaj yasağı ile ilgili “bence doğru bir şey, Atatürk yapsa ne kadar çağdaş dersiniz her yaptığı kötü değil Tayyip’in” yazmıştı. Bilgisiz olduğu direk yapıştırdığı “Atatürk koysa bu yasağı” etiketinden belli zaten aslında yazmaya bile değmez.
Bu beden bizim.Evet kürtaj bence de iğrenç. Ama kürtajı her yapan keyfine göre yapmıyor, ölçmeden biçmeden boş boş konuşmayınız. Örneğin; bu ülke sınırları içerisinde sakat bir çocuğu dünyaya getirmektense, ona daha huzurlu bir öteki dünyayı sunuyor annesi. Ya da iğrenç bir tecavüze uğradı doğuda bir kadın. Babasından,amcasından,abisinden korkuyor. Bir şekilde aldırıyor o bebeği. Ülkeye yasaklar gerekmediğini anlamayan başbakanımız, hala dediğim dedik.
Sağlık bakanı da gelmiş “tecavüze uğrarsa doğursun kadın, devlet bakar o çocuğa” diyor. Yok yok, benim beynim de almıyor daha fazlasını, midem de. Mantık yoksunu bir ülkede yaşamak sizce de iğrenç değil mi? Neden peki hala savunuluyor bu adam? Neden hala oy veriyor kadınlar bu adama? Biraz düşünün, öyle konuşun lütfen.
Selam Melisciğim.
Sen şu an uyuyosun. Benimse hiç uykum yok. Saat de 1.32 bu arada. Bugün ilk defa sizde kalıyom kanki biraz pcni karıştırdım.2008’deki hallerimizi buldum.Şimdiyse liseden mezun olduk lan.Keşke üniversiteyi de birlikte okusak ama az zor gibi. Ben İzmir’i istemiyorum sense İstanbul’u istemiyosun. Neyse en azından benimn İzmir’e senin İstanbul’a bir kapın açılmış olacak.
Lan bu space tuşunun amına koymak istiyorum o yüzden yazımı uzatamayacağım. Bunu gördüğünde bi mesaj at bana tumblrdan. İyi geceler kanki ben de yatarım birazdan ama hiç uykum yok :( uf
Seni bu kadar çok seveceğimi düşünmemiştim.
Filmler arasına biraz geç de olsa bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine My Sisters Keeper ‘ı da ekledim. Konusunu hiç anlatmayayım. Repliklerini ve filmden kareleri paylaşacağım yakında. Filmi vakit kaybetmeden izleyin derim. Çaresizliğin ve ölümün, aşkın ve göz yaşının hepsinin tadında bırakarak içinde barındırdığı bir film. Çok ağlattı. Hele ki müzikleri, şarkıları bambaşka. Çok başka. Başta bu şarkı olmak üzere…
Arkadaşlar aranızda internetten arkadaş mı olur diyenler varsa bir adım öne çıkabilir mi?
Çünkü bu fotoğrafların sadece fotoğraf olmadığını belirtmek istiyorum. Bu insanları hayatımda ki herkesten biraz daha fazla sevdiğimi söylemek istiyorum. Şöyle bir şey; kimseye söyleyemediklerim ve anlatamadıklarımı onlara anlattım. Yeri geldi ablam oldular, yeri geldi Ozan abim oldu. Ve ben onları dinledim. Elimizden geldiği kadar yardım ettik.
O kadar çok seviyorum ve o kadar çok sevildiğimi hissediyorum ki iyi ki tumblr varmış diyorum. İyi ki totomu kaldırıp buluşmaya gitmişim.
Güzel müzik dinleyen, güzel filmler izleyen, güzel kitaplar okuyan insanlar. Sizi çok seviyorum.
İyi ki varsınız.

